Madde kullanım bozukluğuna depresyon veya kaygı bozukluklarının eşlik etmesi sık görülen ve tedavi sürecini etkileyen bir durumdur. Tıp literatüründe Çift Tanı (Dual Diagnosis) olarak adlandırılır.
Kişi bazen kaygı veya çökkünlük belirtilerini azaltmak için maddeye yönelebilir. Uzun süreli madde kullanımı ise bu belirtileri artırabilir. Bu nedenle madde kullanımı ile eşlik eden ruhsal sorunların birlikte değerlendirilmesi önemlidir.
Çift tanı, bir bireyde hem madde kullanım bozukluğunun hem de depresyon, yaygın anksiyete, panik bozukluk veya bipolar bozukluk gibi bir psikiyatrik rahatsızlığın birlikte bulunmasıdır.
Bu iki durum bir arada olduğunda belirtiler daha karmaşık olabilir ve tedavi planının kişiye özel hazırlanması gerekir.
Madde kullanımı ile depresyon ve kaygı arasındaki ilişki genellikle şu mekanizmalarla açıklanır:
Eşlik eden depresyon ve kaygı tedavi edilmediğinde:
Bu nedenle tedavide yalnızca madde kullanımına değil, eşlik eden ruhsal belirtilere de odaklanılmalıdır.
Entegre tedavide madde kullanım bozukluğu ile depresyon veya kaygı aynı süreçte ele alınır. Tedavi planı şu unsurları içerebilir:
Her iki durumun birlikte değerlendirilmesi, tedavi sürecinin daha bütüncül yürütülmesine yardımcı olabilir.
Çift tanı tedavisinde kişinin ihtiyaçlarına göre şu yöntemler değerlendirilebilir:
İlaç seçimi ve kullanımı mutlaka psikiyatri uzmanının değerlendirmesiyle planlanmalıdır.
Kadıköy Bağdat Caddesi’ndeki kliniğimizde madde bağımlılığı ile birlikte görülen depresyon, kaygı ve diğer ruhsal sorunlar bütüncül olarak değerlendirilir.
Medikal tedavi, psikoterapi ve takip süreci kişinin klinik durumuna göre planlanır.
Konum: Caddebostan Mah. Bağdat Caddesi, Kadıköy / İstanbul
Çift tanı, madde kullanım bozukluğu ile depresyon, kaygı veya başka bir psikiyatrik rahatsızlığın aynı kişide birlikte bulunmasıdır.
Tedavi planı kişinin durumuna göre belirlenir. Güncel yaklaşımlarda madde kullanımı ve eşlik eden ruhsal belirtiler mümkün olduğunca birlikte değerlendirilir.
İlaçların bağımlılık riski ilaç türüne göre değişir. Bu nedenle seçim, doz ve kullanım süresi psikiyatri uzmanı tarafından belirlenmelidir.
Önceden hazırlanmış kriz planı, nefes egzersizleri, güvenilir bir kişiden destek alma ve profesyonel yardım başvurusu faydalı olabilir.
Öncelikle kapsamlı değerlendirme yapılır. Ardından medikal takip ve psikoterapi, kişinin ihtiyaçlarına göre birlikte planlanır.