Teknolojinin gelişmesiyle birlikte kumar ve madde bağımlılığı gibi hastalıklar, dijital ortam üzerinden daha kolay erişilebilir hale gelmiştir. Bu durum, bazı kişiler için tedaviye başvurmayı da zorlaştırabilir. Özellikle yoğun utanç duygusu yaşayan, fiziksel olarak kliniğe gitmekte güçlük çeken veya coğrafi olarak uzak olan bireyler için online terapi (tele-psikiyatri) bir seçenek olarak değerlendirilebilir.
İstanbul psikiyatrist ve bağımlılık uzmanı Doç. Dr. Özlem Kızılkurt, online terapinin bağımlılık tedavisinde belirli koşullar sağlandığında destekleyici bir rol oynayabileceğini belirtmektedir. Ancak online terapinin her durumda yüz yüze tedavinin yerine geçebileceği düşünülmemelidir. Sanal kumar bağımlılığı hakkında daha fazla bilgi için Sanal Kumar Bağımlılığı Nedir? başlıklı içeriğimizi inceleyebilirsiniz.
Online bağımlılık terapisi, güvenli video konferans platformları üzerinden yürütülen psikiyatrik değerlendirme ve psikoterapi sürecidir. Bu süreçte Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Motivasyonel Görüşme ve nüks önleme stratejileri gibi yöntemler dijital ortama uyarlanarak uygulanabilir.
Online terapi, yüz yüze görüşmenin yerini tamamen almaz; ancak belirli durumlarda tedavi sürecine erişimi kolaylaştırabilir. Sürecin etkili olabilmesi için düzenli katılım, yapılandırılmış takip ve uygun teknik altyapı önemlidir.
Online terapinin bazı kişiler için sunduğu potansiyel avantajlar şunlardır:
Bu avantajlar, her birey için aynı derecede geçerli olmayabilir ve tedavi sürecinin niteliğini tek başına belirlemez.
Online terapinin etkili olabilmesi için bazı temel unsurların sağlanması önemlidir:
Bu unsurlar, hem online hem de yüz yüze tedavide benzer şekilde önem taşır.
Kumar bağımlılığında tetikleyiciler yalnızca duygular değildir. Telefon bildirimleri, sosyal medya reklamları, spor karşılaşmaları, boş zamanlar veya belirli rutinler de kumar oynama isteğini artırabilir.
Terapi sürecinde kişinin kendi tetikleyicileri ayrıntılı olarak değerlendirilir. Bu tetikleyicilerle karşılaşıldığında nasıl hareket edileceği, riskli durumların nasıl yönetileceği ve dürtü geldiğinde uygulanabilecek baş etme stratejileri birlikte planlanır. Amaç, tetikleyicileri tamamen ortadan kaldırmak değil; onların bağımlılık davranışını başlatmasını engelleyebilecek becerileri geliştirmektir.
Kumar ve madde bağımlılığı tedavisinde psikoterapi temel yaklaşımlardan biridir. Ancak bazı kişilerde yoğun aşerme, dürtüsellik, depresyon, kaygı veya eşlik eden diğer psikiyatrik belirtiler nedeniyle ilaç tedavisi de sürece eklenebilir.
İlaç tedavisi gerekip gerekmediği, kişinin klinik değerlendirmesi sonucunda psikiyatrist tarafından belirlenir. Online görüşmelerde tedavinin etkinliği, yan etkiler ve klinik gidiş düzenli olarak takip edilebilir. Ancak ayrıntılı fiziksel değerlendirme gerektiren durumlarda, detoks sürecinde veya acil müdahale gerektiren klinik tablolarda yüz yüze değerlendirme öncelikli tercih edilir.
Online terapi, aşağıdaki durumlarda daha uygun bir seçenek olarak değerlendirilebilir:
Bununla birlikte, akut kriz yaşayanlar, ağır madde bağımlılığı olanlar veya ilk değerlendirmesi yapılmamış kişiler için başlangıçta yüz yüze görüşme daha uygun olabilir.
Bilimsel çalışmalar, düzenli katılım ve uygun protokoller sağlandığında online terapinin bazı durumlarda yüz yüze tedaviye yakın sonuçlar verebileceğini göstermektedir. Ancak her bireyin ihtiyacı farklıdır ve tedavi yöntemi kişiye özel olarak değerlendirilmelidir.
Görüşmeler şifreli ve güvenli platformlar üzerinden gerçekleştirilir. Seans içerikleri kaydedilmez ve tüm bilgiler KVKK ile hasta mahremiyeti ilkelerine uygun şekilde korunur.
Hayati risk taşıyan durumlar (aşırı doz, şiddetli yoksunluk belirtileri vb.) için en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir. Online terapi, stabilizasyon sonrası takip ve destek süreçlerinde daha uygun bir yöntemdir.
Mümkün olduğunda ilk değerlendirmenin yüz yüze yapılması tercih edilir. Ancak lojistik nedenlerle mümkün olmayan durumlarda, online değerlendirme de yapılabilir.
Ciddi psikiyatrik eş tanıların bulunduğu, akut kriz yaşayan veya detaylı fiziksel muayene gerektiren durumlarda online terapi tek başına yeterli olmayabilir. Bu tür durumlarda yüz yüze değerlendirme daha uygun olur.