TMS Tedavisi İstanbul | Psikiyatrist Özlem Kızılkurt: Beyin Uyarım Tekniği ve Uygulama Alanları

Çağdaş psikiyatri, sadece ilaç ve psikoterapiler ile sınırlı kalmayıp, beynin işleyişini doğrudan hedefleyen nöromodülasyon teknikleriyle de tedavi seçeneklerini genişletmektedir. Bu ileri teknolojilerin başında, özellikle tedaviye dirençli vakalarda umut verici sonuçlar sunan Transkraniyal Manyetik Stimülasyon (TMS) gelmektedir.

TMS Tedavisi İstanbul | Psikiyatrist Özlem Kızılkurt, hastalarına bilimsel kanıtlara dayanan, kişiselleştirilmiş tedavi protokolleri sunarak, cerrahi müdahale veya anestezi gerektirmeyen bu modern teknikle iyileşme süreçlerine destek olmaktadır. TMS, manyetik alanlar aracılığıyla beyindeki sinir hücrelerini (nöronları) uyararak aktivitesi değişen bölgeleri normal işleyişine döndürmeyi amaçlar.

TMS Tedavisi İstanbul Hakkında Genel Çerçeve ve Çalışma Prensibi

Transkraniyal Manyetik Stimülasyon (TMS), non-invaziv bir yöntem olup, elektromanyetik indüksiyon prensibine dayanır. Bu sayede, kafa derisine temas eden bir bobin (coil) aracılığıyla gönderilen kısa ve yoğun manyetik darbeler, kafatasını geçerek beynin hedeflenen bölgesindeki nöronları uyarır.

TMS’nin Temel Bilimsel Mekanizması: Manyetik İndüksiyon ve Nöronal Aktivasyon

TMS cihazı, içinden hızla akım geçirilen bir bobin kullanır. Bu akım, bobin çevresinde hızla değişen bir manyetik alan oluşturur. Faraday’ın elektromanyetik indüksiyon yasasına göre, bu manyetik alan, kafatası altındaki beyin dokusunda, manyetik alana dik yönde, ikincil bir elektrik akımı yaratır.

Nöronların Uyarılması ve Plastisite

Yaratılan bu ikincil elektrik akımı, sinir hücrelerinin eşik potansiyelini aşmasına ve aksiyon potansiyeli üretmesine neden olur. Tedavi sırasında bu manyetik darbelerin belirli bir frekansta (saniyedeki darbe sayısı) ve yoğunlukta tekrarlanması, uyarım yapılan bölgedeki nöronların uzun süreli aktivitesini değiştirir. Bu kalıcı değişim yeteneğine nöral plastisite denir ve TMS’nin uzun vadeli tedavi etkisinin temelini oluşturur.

Düşük ve Yüksek Frekans Uygulamaları

TMS uygulamaları, genellikle kullanılan frekansa göre ayrılır:

  • Yüksek Frekanslı TMS (5 Hz ve üzeri): Beyin aktivitesini artırmayı hedefler. Genellikle depresyonda aktivitesi azalmış olan sol Dorsolateral Prefrontal Korteks (DLPFC) bölgesine uygulanır.
  • Düşük Frekanslı TMS (1 Hz ve altı): Beyin aktivitesini azaltmayı hedefler. Kaygı bozuklukları, OKB veya alkol bağımlılığında aşırı aktif olan bölgelerin aktivitesini düşürmek için kullanılır.
TMS Tedavisi İstanbul Uygulamalarında Doğru Hedefleme

Tedavinin başarısı için doğru beyin bölgesinin (Targeting) belirlenmesi kritik öneme sahiptir. İstanbul’da, Doç. Dr. Özlem Kızılkurt’un uyguladığı gelişmiş protokollerde, hedefleme genellikle hastanın bireysel anatomik yapısı ve klinik durumu dikkate alınarak (Nöronavigasyon veya uluslararası kabul görmüş standart protokollerle) yapılır.

TMS’nin Avantajları ve Güvenilirliği

TMS, cerrahi ve anestezi gerektirmeyen, yan etkileri minimal olan non-invaziv bir tedavi yöntemi olarak öne çıkar. Hasta, seans sırasında tamamen uyanıktır ve seans sonrası günlük hayatına veya işine hemen geri dönebilir.

Minimal Yan Etki Profili ve Geri Dönüşümlülük

En sık görülen yan etkiler, uyarım noktasında hafif bir baş ağrısı veya kafa derisinde geçici rahatsızlıktır; bunlar genellikle parasetamol gibi basit ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilir. Tedavi kesildiğinde etkileri geri dönüşümlüdür, bu da onu ilaç tedavisini tolere edemeyen hastalar için güvenli bir alternatif yapar.

Cerrahi ve Anestezi Riskinin Olmaması

Elektrokonvülsif Tedavi (EKT) gibi daha invaziv yöntemlerin aksine, TMS bilinci etkilemez, hafıza kaybına yol açmaz ve anestezi riskleri taşımaz. Bu, özellikle yaşlı, kronik hastalığı olan veya anestezi alamayan hastalar için büyük bir avantaj sağlar.

TMS Tedavisi İstanbul Detaylar: Uygulama Protokolleri ve Tedavi Süreci

TMS Tedavisi İstanbul | Psikiyatrist Özlem Kızılkurt, her hastanın spesifik klinik ihtiyacına göre uyarlanan, kişiselleştirilmiş ve titizlikle planlanmış tedavi süreçleri sunar.

Tedavi Öncesi Değerlendirme ve Planlama

TMS tedavisinden önce, hastanın ayrıntılı psikiyatrik öyküsü alınır, muayenesi yapılır. Bu aşama, uygun endikasyonun belirlenmesi ve olası kontrendikasyonların (kalp pili, metal implantlar vb.) dışlanması için kritiktir.

Motor Eşik Belirleme ve Doz Ayarı

Tedavinin başlangıcında, her hastanın kendi motor eşiği (ME) belirlenir. ME, manyetik darbenin yoğunluğunun, eldeki bir kası (genellikle başparmak) hareket ettirecek en düşük seviyesidir. Tedavi yoğunluğu, bu kişisel eşiğe göre ayarlanır. Bu, hem tedavinin etkinliğini garantiler hem de güvenliği sağlar.

Kişiselleştirilmiş Protokol Geliştirme

Uygulanan frekans (yüksek/düşük), seans süresi (hızlı rTMS, theta burst vb.) ve toplam darbe sayısı, hastanın tanısına (depresyon, OKB, anksiyete, bağımlılık) göre Doç. Dr. Özlem Kızılkurt tarafından özel olarak belirlenir.

Standart Seans ve Tedavi Takvimi

Tipik bir TMS tedavisi, yaklaşık 4 ila 6 hafta süren, hafta içi her gün yapılan seanslardan oluşur. Bir seansın süresi, kullanılan protokole göre 3 dakikadan 40 dakikaya kadar değişebilir.

rTMS (Tekrarlayıcı TMS) Seans Akışı

Klasik tekrarlayıcı TMS (rTMS) seansı, hastanın rahat bir koltuğa oturmasıyla başlar. Bobin, hedeflenen bölgeye yerleştirilir ve manyetik darbeler belirli aralıklarla verilir. Hastalar, genellikle ritmik bir vurma sesi ve kafa derisinde hafif bir uyarılma hisseder. Bu süre boyunca hasta kitap okuyabilir, müzik dinleyebilir veya sohbet edebilir.

Tedaviye Yanıtın İzlenmesi ve Ayarlamalar

Tedavi süresince, hastanın semptomlarındaki değişimler düzenli olarak değerlendirilir. Yanıtın hızına ve niteliğine bağlı olarak, psikiyatrist manyetik yoğunlukta, frekansta veya bobin konumunda küçük ayarlamalar yapabilir. Bu esneklik, tedavinin başarı şansını artırır.

TMS Tedavisi İstanbul Özellikler: Klinik Uzmanlık ve İleri Teknikler

İstanbul’da uygulanan TMS Tedavisi İstanbul | Psikiyatrist Özlem Kızılkurt, sadece standart protokollerin uygulanmasının ötesine geçerek, tedaviyi kişiselleştiren ve etkinliğini artıran ileri klinik özellikler sunar.

Derin TMS (Deep TMS – dTMS) Teknolojisi

Geleneksel TMS, genellikle korteksin yüzeye yakın bölgelerini hedeflerken, yeni nesil derin TMS (dTMS) teknolojisi, daha derin beyin yapılarına ulaşmak için özelleşmiş H-bobinleri kullanır. Bu, özellikle OKB, Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) gibi, yüzeyin altındaki limbik sistem ve ilgili devrelerin rol oynadığı bozukluklarda önemlidir.

Tedavi Direncini Kırma Potansiyeli

dTMS’nin daha derin alanlara ulaşabilmesi, kronik veya tedaviye dirençli depresyon, OKB veya bağımlılık gibi durumlarda, diğer tedavilere yanıt vermeyen hastalarda yeni bir iyileşme yolu açabilir. Bu, tedavinin etkinliğini artıran önemli bir özelliktir.

Geniş Kapsamlı Nöral Ağları Hedefleme

Beyin bozuklukları, tek bir bölgenin değil, geniş nöral ağların işlev bozukluğundan kaynaklanır. dTMS’nin genişletilmiş uyarım alanı, bu ağlar arasındaki bağlantıları modüle etmede daha etkili olabilir.

İyileşme Oranları Üzerine Etkisi

Özellikle depresyon ve OKB tedavisinde, dTMS ile elde edilen remisyon (iyileşme) oranlarının, geleneksel rTMS’ye göre bazı çalışmalarda daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Bu, hastalar için daha hızlı ve daha kalıcı iyileşme anlamına gelebilir.

TMS ve Psikoterapinin Entegrasyonu (TMS-Psikoterapi)

TMS’nin nöroplastisiteyi artırma yeteneği, beyinde “öğrenme penceresi” açar. Bu pencere, psikoterapi seanslarından elde edilen davranışsal ve bilişsel değişikliklerin nöral düzeyde daha hızlı pekiştirilmesini sağlar.

Senkronize Öğrenme Süreçleri

TMS, beynin öğrenme ve adaptasyon merkezlerini uyararak, Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) veya EMDR gibi terapiler sırasında öğrenilen yeni başa çıkma stratejilerinin kalıcı beyin yollarına dönüşmesini kolaylaştırır.

Duygusal Düzenleme Kapasitesinin Artırılması

Depresyon veya anksiyetede bozulmuş olan duygusal düzenleme (örneğin amigdaladan gelen aşırı tepkileri önleme) yeteneği, TMS ile hedeflenen DLPFC’nin uyarılması sayesinde güçlenir. Bu, psikoterapi ile birleştiğinde, duygusal stabiliteyi daha hızlı sağlar.

TMS Tedavisi İstanbul Alanları: Geniş Endikasyon Yelpazesi

TMS Tedavisi İstanbul | Psikiyatrist Özlem Kızılkurt kliniklerinde, TMS’nin FDA ve uluslararası otoritelerce onaylanmış ve desteklenmiş geniş bir kullanım alanı bulunmaktadır. Her kullanım alanında manyetik darbe protokolü ve hedef bölge farklılık gösterir.

1. Majör Depresif Bozukluk (MDB) Tedavisi

MDB, TMS’nin en yaygın ve en çok araştırılmış kullanım alanıdır. Özellikle en az iki farklı antidepresana yanıt vermeyen (tedaviye dirençli) hastalarda güçlü bir alternatif sunar.

Tedaviye Dirençli Depresyonda Sol DLPFC Uyarımı

Depresyonda sıklıkla sol DLPFC bölgesinde (mantık, planlama, duygusal kontrol merkezi) aktivite azalması görülür. Yüksek frekanslı TMS’nin bu bölgeye uygulanması, nöronal aktiviteyi artırarak hastanın ruh halini ve motivasyonunu iyileştirir.

İlaç Yan Etkilerini Tolere Edemeyen Hastalar

Geleneksel antidepresanların yol açtığı kilo alma, cinsel işlev bozuklukları veya sedasyon gibi yan etkileri tolere edemeyen hastalar için TMS, ilaçsız veya düşük doz ilaçla kombine edilebilen bir seçenek sunar.

Kronik Depresyonda Remisyon Sağlama

Uzun süredir devam eden kronik depresyon vakalarında, TMS tedavisinin hastaların remisyon (hastalık belirtilerinin tamamen kaybolması) durumuna girmesine yardımcı olduğu gösterilmiştir.

2. Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Tedavisi

OKB, beynin dürtü kontrolü ve alışkanlık merkezlerindeki aşırı aktivite ile ilişkilidir. TMS, bu aşırı aktiviteyi baskılamak için kullanılır.

Kompulsif Davranışları Azaltmak İçin Düşük Frekans

OKB tedavisinde, beynin derinlerindeki bazı kontrol devrelerinin (örneğin, Medial Prefrontal Korteks veya Anterior Singulat Korteks) aşırı aktif olduğu düşünülür. Bu bölgelere düşük frekanslı (inhibe edici) protokoller uygulanarak OKB semptomları hafifletilebilir.

İlaç ve Terapiye Dirençli OKB Vakaları

OKB, genellikle ilaç ve BDT (özellikle Maruziyet ve Tepki Önleme) ile tedavi edilir. Ancak bu tedavilere rağmen semptomları devam eden ciddi vakalarda, TMS ek bir fayda sağlar.

3. Kaygı Bozuklukları (Yaygın Anksiyete ve Panik Bozukluk)

Kaygı bozuklukları, duygusal işlemlemeden sorumlu limbik sistem ve bununla bağlantılı kortikal bölgelerdeki dengesizlikten kaynaklanır.

Sağ DLPFC’nin İnhibisyonu ve Kaygı Azaltma

Bazı anksiyete türlerinde sağ DLPFC’de aşırı aktivite gözlemlenir. Bu bölgeye düşük frekanslı TMS uygulanarak aktivite yavaşlatılır, bu da panik ve yaygın kaygı düzeylerinde azalmaya yol açar.

Korku Şartlanmasının Çözülmesi

Kaygı bozukluklarında yer alan korku şartlanması (koşullanmış korku tepkisi), TMS ile desteklenen BDT sayesinde daha etkili bir şekilde çözülebilir.

4. Bağımlılık Tedavisi (Alkol, Madde ve Davranışsal Bağımlılıklar)

Bağımlılık, beynin ödül ve dürtü kontrol sistemlerindeki (craving) bozukluklarla karakterizedir.

Craving Kontrolü ve Dürtü Yönetimi

Bağımlılıkta, alkol veya madde arzusunu (craving) kontrol eden Prefrontal Korteks zayıflar. Yüksek frekanslı TMS’nin bu bölgeye uygulanması, dürtü kontrol yeteneğini güçlendirir ve craving seviyesini bilimsel olarak kanıtlanmış bir şekilde azaltır.

Nüks Önleme Stratejilerine Destek

TMS, iyileşme sürecinin kritik bir parçası olan nüks önleme programlarıyla entegre edildiğinde, hastanın yüksek riskli durumlarda alkole/maddeye yönelme dürtüsüne karşı koyma becerisini artırır.

TMS Tedavisi İstanbul Sıkça Sorulan Sorular

TMS Tedavisi İstanbul’da Ağrılı Bir İşlem midir?

Hayır, TMS tedavisi ağrılı bir işlem değildir. Hasta, bobinin uygulandığı bölgede ritmik bir vuruş sesi ve hafif bir tıkırtı hisseder. Bazı hastalar ilk seanslarda hafif bir kafa derisi rahatsızlığı veya gerilim tipi baş ağrısı bildirebilirler, ancak bu genellikle tedavi ilerledikçe azalır ve günlük ağrı kesicilerle kolayca yönetilebilir. Anestezi gerektirmez ve hasta tamamen uyanıktır.

TMS Tedavisi Kimlere Uygulanamaz (Kontrendikasyonlar)?

TMS, manyetik alanla çalıştığı için bazı durumlarda kesinlikle uygulanamaz. Bu kontrendikasyonlar şunlardır:

  1. Kafada veya boyunda metal implant, şarapnel parçaları veya metalik klipler bulunması.
  2. Koklear implant (işitme cihazı implantı) veya kalp pili (pace-maker) gibi aktif tıbbi cihazların varlığı.
  3. Epilepsi öyküsü veya nöbet eşiğini düşüren durumlar (ancak uzman bir psikiyatrist gözetiminde dikkatli doz ayarlamasıyla uygulanabilir).

TMS Tedavisi İstanbul’da Uygulanan İlaç Tedavisinin Alternatifi midir?

TMS tedavisi, ilaç tedavisinin bir alternatifi olarak görülebilir, ancak sıklıkla birlikte kullanılır. Özellikle tedaviye dirençli depresyon, OKB ve bağımlılık gibi durumlarda, TMS bağımsız bir tedavi olarak veya ilaçları tolere edemeyen hastalarda ilk seçenek olarak uygulanabilir. İlaç ve TMS’nin kombine kullanımı, genellikle tek bir yönteme göre daha yüksek başarı oranları sağlar.

Tedavi Sonrası İyileşme Kalıcı mıdır ve Tekrar Gerekir mi?

TMS tedavisi ile sağlanan iyileşme (remisyon), ilaç tedavisinde olduğu gibi kalıcı olabilir. Ancak, TMS’nin amacı beynin işleyişini yeniden düzenlemek olsa da, stres, yaşam olayları veya biyolojik yatkınlık nedeniyle semptomlar geri dönebilir (nüks). Bu durumda, nüks önleme stratejileri (psikoterapi, yaşam tarzı) devreye girer. Gerekirse, hastaya “idame” seansları veya ikinci bir tam tedavi kürü uygulanabilir.

TMS Tedavisi İstanbul | Psikiyatrist Özlem Kızılkurt  Hangi Özelliklerle Fark Yaratır?

TMS Tedavisi İstanbul | Psikiyatrist Özlem Kızılkurt tedavilerinin en belirgin farkı, tedavinin kişiselleştirilmesidir. Bu yaklaşım, sadece uluslararası kılavuzları takip etmekle kalmaz, aynı zamanda:

  1. Gelişmiş Nöromodülasyon: Geleneksel rTMS’nin yanı sıra, dirençli vakalarda dTMS gibi daha derin uyarım teknolojilerini kullanır.
  2. TMS-Psikoterapi Entegrasyonu: TMS’nin yarattığı nöroplastisiteyi artırılmış öğrenme penceresini kullanarak BDT veya EMDR ile senkronize eder.
  3. Kapsamlı Değerlendirme: Tedaviye başlamadan önce hastanın motor eşiği ve hedeflenen bölgenin nöronavigasyonla hassas belirlenmesine öncelik verir. Bu bütünsel ve teknoloji odaklı yaklaşım, İstanbul’da en yüksek standartlarda tedavi sunmayı amaçlar.

TMS Tedavisi İstanbul’da Kaç Seans Uygulanır?

Standart bir tedavi protokolü, hastanın tanısına bağlı olarak genellikle 20 ila 30 seans arasında değişir. Bu seanslar genellikle hafta içi her gün, yaklaşık 4 ila 6 hafta boyunca uygulanır. Tedaviye verilen yanıta göre, psikiyatrist tarafından ek seanslar (idame veya yoğunlaştırma) önerilebilir.

Picture of Doç. Dr. Özlem Kızılkurt
Doç. Dr. Özlem Kızılkurt

Psikiyatri ve Psikoterapist

Yazı İçeriği

Hizmetlerim

Blog

alkolbagımlıgıtedavisiistanbul
Alkol Bağımlılığı Tedavisi İstanbul | Psikiyatrist Özlem Kızılkurt: Bütünsel ve Kişiselleştirilmiş İyileşme Rehberi
kumarbagımlıgıtedavisiistanbul
Kumar Bağımlılığı İstanbul | Psikiyatrist Özlem Kızılkurt: Nörobiyolojik Temeller ve Kalıcı İyileşme Yolları
kumarbagımlılıgıistanbul
Kumar Bağımlılığı Tedavisi İstanbul | Psikiyatrist Özlem Kızılkurt: Nörobiyolojik Kökenlerden Kişiselleştirilmiş İyileşmeye Rehber
tmstedavisiistanbul
TMS Tedavisi İstanbul | Psikiyatrist Özlem Kızılkurt: Beyin Uyarım Tekniği ve Uygulama Alanları
maddebagımlıgıistanbul
Madde Bağımlığı Tedavisi Kadıköy | Psikiyatrist Özlem Kızılkurt: Aileler İçin Kapsamlı İyileşme Rehberi
TMS Tedavisiyle Elde Edilen İyileşme Kalıcı mıdır?
TMS Tedavisi kaç seans sürer ve seanslar ne kadar zaman alır?
TMS Tedavisinin yan etkileri var mıdır? Güvenli bir yöntem mi?
TMS Tedavisi hangi hastalıkların tedavisinde kullanılır?
TMS Tedavisi tam olarak nedir ve nasıl çalışır?
Beyin Haritalaması Nedir?
Kumar Bağımlılığı Nasıl Tedavi Edilir?
Kumar Bağımlılığından Nasıl Kurtulunur?
Randevu Formu
Bu formu bitirebilmek için tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
WhatsApp ile İletişim