"Sitemizdeki bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz."

TMS Tedavisinin Depresyon Tedavisinde Kullanımının Yan Etkileri ve Güvenliği

Depresyon tedavisinde ilaçlardan yeterli fayda göremeyen ya da ilaçların neden olduğu yan etkiler nedeniyle tedaviyi sürdürmekte zorlanan bazı hastalar için, günümüzde farklı tedavi seçenekleri de bulunmaktadır. Bunlardan biri, Transkraniyal Manyetik Uyarım (TMS) tedavisidir. Özellikle tedaviye dirençli depresyon için uygun hastalarda değerlendirilebilen ve bilimsel kılavuzlarda yer alan nöromodülasyon yöntemlerinden biridir. Dirençli depresyonda tms tedavisi dışındaki alternatif modern yaklaşımlar (İç Link) yazımızda bahsettiğimiz gibi, TMS de bu alandaki en güçlü kalelerden biridir.

Bununla birlikte, beynin manyetik uyarılarla hedeflenmesi fikri birçok kişide doğal olarak bazı soruları beraberinde getirir: “TMS güvenli midir?”, “Beyne zarar verir mi?”, “Uzun dönemde yan etkileri var mıdır?”

İstanbul psikiyatrist ve psikoterapistlerinden olan Doç. Dr. Özlem Kızılkurt, TMS tedavisinin uygun hasta seçimi yapıldığında, uluslararası klinik kılavuzlarda yer alan ve birçok ülkede depresyon başta olmak üzere belirli psikiyatrik hastalıkların tedavisinde kullanılan, girişimsel olmayan bir yöntem olduğunu belirtmektedir. Bu yazıda, TMS tedavisinin güvenlik profili, olası yan etkileri ve tedavi öncesinde bilinmesi gereken noktaları güncel bilimsel veriler ışığında ele alacağız.

1. TMS Nasıl Çalışır? Girişimsel Olmayan Güvenlik Standardı

TMS (Transkraniyal Manyetik Uyarım), elektrokonvülsif tedavi (EKT) ile karıştırılmaması gereken, girişimsel olmayan bir nöromodülasyon yöntemidir. EKT’nin aksine anestezi gerektirmez ve beyne doğrudan elektrik akımı verilmez. Tedavi sırasında başa yerleştirilen özel bir bobin aracılığıyla, belirli beyin bölgelerine kısa süreli manyetik uyarılar uygulanır. Bu manyetik alanlar, kafa kemiğini geçerek hedeflenen beyin bölgelerindeki sinir hücrelerinin aktivitesini düzenlemeyi amaçlar.

Seans boyunca kişi uyanık olur ve tedavi sonrasında günlük yaşamına devam edebilir. Bazı kişiler uygulama sırasında hafif vurma hissi veya saçlı deride geçici rahatsızlık hissedebilir; ancak bu yakınmalar genellikle hafif düzeydedir ve tedavi ilerledikçe azalabilir. Uygun hasta seçimi ve doğru uygulama ile TMS, depresyon başta olmak üzere belirli psikiyatrik hastalıklarda kullanılan, güvenlik profili iyi tanımlanmış tedavi seçeneklerinden biridir.

2. En Sık Görülen Hafif ve Geçici Yan Etkiler

TMS tedavisinin yan etki profili, birçok psikiyatrik ilaçtan farklıdır. Çünkü uygulama, tüm vücudu etkileyen sistemik bir tedavi değil; hedeflenen beyin bölgesine yönelik lokal bir nöromodülasyon yöntemidir. Bu nedenle görülen yan etkiler çoğunlukla hafif ve geçicidir. En sık bildirilenler şunlardır:

  • Hafif baş ağrısı veya saçlı deride hassasiyet: Bazı kişilerde özellikle ilk seanslardan sonra uygulama bölgesinde hafif baş ağrısı, basınç hissi ya da saçlı deride hassasiyet görülebilir. Bu yakınmalar genellikle kısa süreli olur ve tedavi süreci ilerledikçe azalabilir. Gerektiğinde hekimin önerisi doğrultusunda basit ağrı kesiciler kullanılabilir.
  • Uygulama sırasında kas seğirmeleri: Manyetik uyarılar nedeniyle tedavi sırasında yüz veya göz çevresindeki kaslarda hafif ve geçici seğirmeler görülebilir. Bu durum yalnızca uyarım sırasında ortaya çıkar ve seansın bitmesiyle birlikte sonlanır.

3. TMS Tedavisi Hafıza Kaybı Yapar mı?

Toplumda TMS tedavisi, zaman zaman eski filmlerde görülen elektrokonvülsif tedavi (EKT) sahneleriyle karıştırılabilmektedir. Bu nedenle en sık sorulan sorulardan biri, “TMS hafızaya zarar verir mi?” olmaktadır. Ancak net bir şekilde ifade etmek gerekir ki; TMS tedavisi hafıza kaybına yol açmaz.

Mevcut bilimsel veriler ve FDA güvenlik raporlarıi (Dış Link), TMS tedavisinin hafıza kaybına neden olduğuna dair bir kanıt ortaya koymamaktadır. Aksine, özellikle depresyonun yol açtığı dikkat, odaklanma ve bilişsel performans sorunlarında hastalarda iyileşme görülebileceğini bildiren çok sayıda kanıt ve  çalışma bulunmaktadır. Biyolojik tedaviler ile psikoterapinin birbirini nasıl tamamlayabildiği hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için psikoterapi ve psikiyatri arasındaki farklar  başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

4. Nadir Ama Kritik Risk: Nöbet (Seizure) Olasılığı

TMS tedavisinde teorik olarak en ciddi ancak pratikte en nadir görülen yan etki, nöbet gelişimidir. Güncel uygulama protokollerine uyulduğunda, uygun hasta seçimi yapıldığında ve tedavi uzman hekim tarafından planlandığında bu risk 10.000 seans uygulamada 1’den daha az olarak bildirilmektedir.

Bu nedenle TMS tedavisi öncesinde hastanın nörolojik öyküsü, kullandığı ilaçlar, eşlik eden hastalıkları ve nöbet riskini artırabilecek diğer faktörler ayrıntılı olarak değerlendirilir. Gerekli görüldüğünde tedavi parametreleri kişiye özel olarak düzenlenir veya TMS uygulanması ertelenebilir.

TMS uygulayacak hekimin deneyimi ve tedavi sürecini doğru yönetmesi, güvenli uygulamanın önemli bir parçasıdır. Bu konuda daha fazla bilgi için İstanbul’da psikiyatrist seçerken nelere dikkat edilmeli? başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

5. TMS Tedavisi Kimlere Uygulanamaz?

TMS son derece güvenli olsa da, manyetik alan oluşturduğu için şu durumlara sahip kişilere kesinlikle uygulanamaz:

  • Kafa İçi Metal Parçalar: Beyin ameliyatı klibi, metal stentler, kurşun parçaları veya kafaya yakın bölgede yer alan kalıcı metal implantlar (işitme cihazları dahil).
  • Kalp Pili: Göğüs bölgesinde yer alan manyetik alandan etkilenebilecek kalp pilleri.
  • Ağır Epilepsi Öyküsü: Kontrol altına alınamayan, sık tekrarlayan ağır sara hastalığı olanlar (ancak hafif durumlarda hekim onayıyla dikkatle uygulanabilir).

Not: Diş dolguları, implantlar veya vücudun diğer bölgelerindeki (örneğin diz platinleri) metaller TMS tedavisine engel teşkil etmez.

6. İstanbul Kadıköy’de Bilimsel ve Güvenli TMS Protokolleri

İstanbul Kadıköy‘deki kliniğimizde, Doç. Dr. Özlem Kızılkurt rehberliğinde uygulanan TMS tedavilerinde hasta güvenliği ve tedavi sürecinin bireyselleştirilmesi ön planda tutulmaktadır.

Tedavi öncesinde ayrıntılı psikiyatrik değerlendirme yapılır, TMS açısından uygunluk gözden geçirilir ve gerekli ölçümler gerçekleştirilerek tedavi parametreleri kişiye özel olarak planlanır. Uygulamalar, güncel bilimsel veriler ve uluslararası kabul gören uygulama kılavuzları doğrultusunda yürütülür.

Eğer tedavinizle ilgili farklı seçenekleri değerlendirmek istiyor veya TMS’nin sizin için uygun bir yöntem olup olmadığını öğrenmek istiyorsanız, ayrıntılı bir psikiyatrik değerlendirme ile size en uygun tedavi planı birlikte oluşturulabilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

TMS, yaklaşık 20 yıldan uzun süredir birçok ülkede klinik uygulamada kullanılan ve güvenliği üzerine çok sayıda araştırma yapılmış güvenli bir tedavi yöntemidir. Mevcut bilimsel verilerde, uygun endikasyon ve uygulama koşullarında TMS’nin beyin dokusunda hasara yol açtığını gösteren bir kanıt bulunmamaktadır. Bununla birlikte, tüm tıbbi tedavilerde olduğu gibi TMS de uygun hasta seçimi ve uzman hekim değerlendirmesi ile planlanmalıdır.

TMS tedavisi genel olarak iyi tolere edilen bir uygulamadır. Seans sırasında uygulama bölgesinde hafif vurma, tıklama veya saçlı deride basınç hissi oluşabilir. Bu his, özellikle ilk seanslarda daha belirgin olabilir ancak çoğu kişi tedaviye kısa sürede alışır. Seans boyunca kişi uyanık olur ve tedavi sonrasında günlük yaşamına kaldığı yerden devam edebilir.

Evet, Gebelik ve emzirme döneminde depresyon tedavisi planlanırken, hem anne hem de bebeğin durumu birlikte değerlendirilir. TMS, sistemik ilaç kullanılmayan, girişimsel olmayan bir tedavi yöntemi olduğu için bu dönemlerde uygun hastalarda değerlendirilebilecek seçeneklerden birisidir. Ancak her gebelik farklı olduğundan, TMS’nin uygunluğu psikiyatri ve gerektiğinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanının ortak değerlendirmesiyle, kişiye özel olarak planlanmalıdır.

Klinik protokoller genellikle haftanın 5 günü olmak üzere, depresyonun şiddetine göre 20 ila 30 seans arasında değişir. Ücretlendirme ve planlama, ilk değerlendirme muayenesi sonrasında hastamızın durumuna göre asistanımız tarafından detaylıca paylaşılmaktadır.

Gelişen teknoloji ve yeni nesil protokoller (Theta Burst gibi) sayesinde bir TMS uyarım seansı ortalama 3 ila 19 dakika arasında sürer; klinik hazırlık süreçleriyle birlikte gün içinde sadece 30 dakikanızı ayırmanız yeterlidir.

Yazı İçeriği

Hizmetlerim